Kurban Bayramı…

Dinî, mânevî ve kültürel mirasımızın gönüllerimizde yeniden can bulduğu güzel, kıymetli ve anlamlı günler… Sevgili küçüklerimizden hürmetli büyüklerimize kadar en derin heyecanı yaşadığımız, içimize dolan bir huzur ve esenlikle birlikte aynı sofralarda buluştuğumuz eşsiz zamanlar…

Kurban Vekalet

Hz. İsmail’in teslimiyetini, Hz. İbrahim’in tevekkülünü hissetmeye çalıştığımız, Allah’a yaklaşmak için bir adım attığımız, sadece bir bayram değil, merhametin, yoksulu kollamanın, sorumluluğun, dayanışmanın çocuklarımıza aktarıldığı çok kıymetli bir deneyim…

Bayram: Ruhun Dinlendiği Bir Durak

Bayramlar pek çoğumuz için neşeyi, mutlu günleri ve birlikteliğin sıcaklığını çağrıştırmaktadır. Dinî bir ritüel olarak yaşanan bayramlar aslında içerisinde pek çok psikososyal değer taşıyabilmektedir. İlk olarak kuşaklar arasında sağlanan iletişim ve etkileşimden bahsedilebilmektedir. Genç nesil ile olgun nesil bir araya gelir, sosyal öğrenme gerçekleşir. Mânevî mirasın aktarımı da deneyimlenmiş olur. 

Bahsedilen bu mânevî miras nedir? 

Kurban Vekalet

Bireylerin kültürel, dinî ve mânevî kimlikleri ve aidiyet duyguları küçüklükten itibaren öğrenilmeye başlamaktadır. Bayramlar, bu değerleri canlandırmaya vesile olmaktadır. Dolayısıyla çocuklarımızın da hayatlarının ilk yıllarından itibaren bu zamanları yaşaması onların mânevî ve kültürel bir kimlik oluşturmasına katkı sağlayabilmektedir. 

Bayramları insan psikolojisi açısından değerlendirdiğimizde, bizlere sunduğu pek çok farklı olumlu yandan bahsedilebilmektedir. Örneğin, kurulan bayram sofraları ile birlikte sosyal ilişkiler güçlenebilir, küsler barışabilir ve olumlu ilişkiler artabilir. Modern hayatın getirdiği materyalist yaklaşımın aksine ihtiyacı olanı fark edebilme ve karşılıksız olarak yardım edebilme duygusu gelişir. Diğer insanlara fayda sağlamak en nihayetinde kendi özümüze ve psikolojik iyi oluşumuza da fayda sağlayabilir.

Pozitif Psikoloji içerisinde bulunan PERMA modeli de aslında bayramda yaşadığımız bu değişim ve gelişimleri farklı bir perspektiften desteklemektedir. PERMA modeli insanın psikolojik iyi oluşunu 5 farklı alan ile açıklar. Bunlar şunlardır: Olumlu duygular yaşayabilmek (positive emotion), bağlanma (engagement), ilişkiler (relationships), anlam (meaning) ve başarı (accomplishment) alanlarıdır (Seligman, 2018). Bayramda yaşadığımız sevinç ve heyecan gibi olumlu duygular, küçüklerimiz ve büyüklerimiz ile kurduğumuz samimi ilişkiler psikolojik iyi oluşumuzu tam da bu yönlerden destekler. Bunların yanı sıra, sahip olduğumuz değerlerimizi tekrar tekrar bizlere anımsatır. Değerlere sahip olmak ve bu değerlere uygun bir yaşantıda olmak iç huzurumuzu destekleyen çok güçlü bir mekanizmadır. Günlük yaşamın yoğun temposu ve telaşesi içerisinde bazen bu değerlerde ve anda kalmakta zorluklar yaşadığımızda, işte bu kıymetli günler bize bu dinlenme durağını sağlar. Mânevî yönümüzle temas kurabilmemiz, minnettar olduğumuz şeyleri fark etmemiz, anlamımızı tazelememiz ve Yaratıcımıza yaklaşmamız için vesile olur. 

Bayramın Çocuk Ruhunda Bıraktığı İzler

Bayramın minik kalpler için anlamı ise bizdekinden çok daha fazla olabilir. Yaşamının ilk gününden itibaren derin, karşılıksız ve güvenli bir bağa ihtiyaç duyan çocuklarımız, ilgi gördüğü, sevildiğini hissettiği bir ortamı deneyimlemiş olur. Öncesinde yapılan maddî mânevî hazırlıklar, yeni kıyafetler, yeni oyuncaklar ve verilen harçlıklar…

Bizlerin dünyası için küçük ama çocuklarımızın dünyası için büyük bir olayı ifade edebilmektedir. Çocuklarımıza bayramların anlamını ve önemini yaşına uygun bir şekilde aktarmak önemli noktalardan bir tanesidir. Bu günlerde çocuklarımıza Rabbimizle kurduğumuz bağı anlatmak, Kurban Bayramı’nın özünde paylaşma, yakınlaşma ve ihtiyaç sahibini gözetme bilinci taşıdığını hissettirmek önemlidir. Ayrıca onları yaşlarına uygun ibadet ve güzel davranışlara teşvik etmek de yapılabilecek kıymetli adımlardandır.

Özellikle 0–6 yaş aralığını kapsayan okul öncesi dönemde ise bayramı; iyilik, paylaşma, yardım etme ve birlikte olmanın mutluluğu üzerinden aktarmak daha faydalı olacaktır. Tüm bunların yanı sıra hayvanların kesimi esnasında birebir şahit olmamaları tavsiye edilmektedir. 

Sonuç olarak bayramlar insanın hem kendi iç dünyasıyla hem sevdikleriyle temas kurabildiği kıymetli zamanlardır. Sevdiklerimizle paylaştığımız anlar, sofralar, dualar, yapılan yardımlar hem yetişkinlerin hem de çocukların ruh dünyasında izler bırakabilmektedir.

Kaynakça 

Seligman, M. (2018). PERMA and the building blocks of well-being. The Journal of Positive Psychology13(4), 333–335. https://doi.org/10.1080/17439760.2018.1437466