Yiğit Ölür Şan Kalır
Türkçenin asırlar süzgecinden süzülerek günümüze ulaşan derin söz hazinesinde, hayatın faniliği ile mananın bakiliği arasındaki çizgiyi belirleyen nice muazzam inciler vardır. Bunlardan biri olan ve atalarımızın
Türkçenin asırlar süzgecinden süzülerek günümüze ulaşan derin söz hazinesinde, hayatın faniliği ile mananın bakiliği arasındaki çizgiyi belirleyen nice muazzam inciler vardır. Bunlardan biri olan ve atalarımızın
“Kurban, insanın kendi nefsini, korkusunu, bencilliğini ve dünyevi bağlılıklarını teslim etmesinin sembolüdür.”Kurban, İslam geleneğinde yalnızca bir ibadet değil; aynı zamanda derin bir teslimiyet çağrısıdır. Hz. İbrahim’in “emri
KurbanTarih boyunca insanlar bazen bir dileğin kabulü için, bazen şükrün ifadesi olarak, bazen de korkularını yatıştırmak için kurban sundular. Kimileri toprağın ürünlerini, kimileri hayvanlarını, kimileri de
Kurban, sadece bir hayvanı kesmekten ibaret değildir. Aslolan, Allah’a arz edilenin arkasındaki niyet, sadakat ve samimiyettir. Hâbil ile Kābil kıssası, bu hakikatin en eski ve en